750TL Üzeri Alışverişlerde Kargo Bedava!

750TL Üzeri Alışverişlerde Kargo Bedava!

750TL Üzeri Alışverişlerde Kargo Bedava!

Kendinize Çekidüzen Verin

30% indirim
₺420,00
₺294,00
03.09.2026
Bu Ürün İçin Toplam Kazanç : ₺126,00
Sınırlı sayıda ürün!
Ön Okuma
Philip K. Dick’in kaleme aldığı ilk roman olan Kendinize Çekidüzen Verin, ilk kez Türkçede!

Gerçeklik ile yanılsama arasındaki çizgiyi sürekli sorgulayan, bilimkurgunun en önde gelen isimlerinden Philip K. Dick, Soğuk Savaş’ın ve toplumsal krizlerin gölgesinde insan doğasını mercek altına aldı. Birçok romanı kendisini çağının ötesine taşıyan sorularla doluydu. En ünlü romanlarından Yüksek Şatodaki Adam, alternatif bir tarihte Nazilerin savaşı kazandığı bir dünyayı resmederken, kült eseri Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? insan olmanın özünü sorgulayan karanlık bir gelecek tasvir ediyordu. Dick’in bütün eserlerinde ortak bir tema vardı: gerçekliğin kırılganlığı, otoritelerin manipülasyonu ve bireyin kimliğini koruma mücadelesi.

Yıl: 1949. Yer: Çin. Rejim değişmekte, devrim ordusu adım adım ülkeyi ele geçirmektedir. Amerikalı şirketin aceleyle tahliye ettiği sanayi yerleşkesinde geriye yalnızca üç kişi kalır: Deneyimsiz Carl, arzularının tutsağı Verne ve sert mizaçlı Barbara. Tesisin devir teslimini yapmakla görevlendirilen bu üç işçi, bir yandan kaçınılmaz askeri kuşatmayı beklerken bir yandan da kendilerini dışarıdaki savaştan çok daha karmaşık bir çatışmanın ortasında bulur.

Kurallar geçerliliğini yitirip yalnızlık hissi koridorlara çöktüğünde, karakterlerin etrafına ördüğü kalın duvarlar yavaş yavaş çatırdamaya, insan doğasının en çiğ hâli gün yüzüne çıkmaya başlar. Üçlünün arasındaki duygusal gerilim, yaklaşan ordunun yarattığı dehşetle birleşerek tehlikeli bir iktidar savaşına dönüşür. Giderek daralan bir çemberde asıl tehdit düşman askerleri mi, yoksa insanın kendi doğasındaki vahşi karanlık mıdır?

Kendinize Çekidüzen Verin, gerçekçi diyaloglarıyla Philip K. Dick’in en iyi eserlerinden biri. Verne, Barbara ve Carl… Konuşmaları, düşünceleri ve eylemleriyle âdeta yaşıyorlar.” -John Hansen